ictihat

10. Ceza Dairesi 2023/17424 E. , 2025/4912 K.

# 10. Ceza Dairesi 2023/17424 E. , 2025/4912 K. 10. Ceza Dairesi 2023/17424 E. , 2025/4912 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/804 E., 2022/219 K. SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve 2023/12985 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94311 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94311 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın 22.10.2018 tarihinden beri hükümlü olarak bulunduğu Bozüyük Açık Ceza İnfaz Kurumuna gelen ihbar üzerine, üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesini müteakip, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 44/1. maddesi delaletiyle 297/1-son maddesi uyarınca infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan kamu davası açılmasını takiben, mahkemece yapılan yargılama sonunda, her ne kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde yer alan, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." şeklindeki, Anılan Kanun'un 191/1. maddesinde düzenlenen, "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki ve, Aynı Kanun'un "İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak" başlıklı 297/1. maddesinde yer alan, "(1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır." şeklindeki düzenlemeler ile, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli ve 2019/13975 esas, 2020/19636 karar sayılı ilâmında yer alan; "Başka suçtan tutuklanarak Elazığ E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na alınması sırasında sanığın üzerinde yapılan aramada cüzdanının içerisinde esrar maddesi ele geçmesi, ... karşısında;... cezaevine rızası haricinde ve görevlilerin gözetim ve denetiminde alınan sanığın üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi bilinçli olarak ve cezaevine sokma saikiyle görevlilere teslim etmediği şeklinde bir sonuca varılamayacağı; ... eyleminin TCK.nın 191. maddesinde tanımlanan, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturacağı.." şeklindeki açıklamalar da nazara alındığında, Her ne kadar, sanığın eylemi 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 297/1. maddelerinde düzenlenen suçlar kapsamında kaldığından, anılan Kanun'un 44. maddesindeki düzenlemeye nazaran, sanığın bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacağı hükme bağlanmış ise de, söz konusu suçlar için Kanun'da öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının aynı oldukları, Bununla birlikte; somut olayda, suça konu uyuşturucu maddenin, sanığın cezaevine alınması sırasında değil de, Uyap sistemi üzerinden temin edilen cezaevi bilgilerine göre 22.10.2018 tarihinden itibaren hükümlü olarak bulunduğu sırada, anılan Ceza İnfaz Kurumuna gelen ihbara istinaden kurumda görevli infaz koruma memurlarınca 02.10.2019 tarihinde sanık üzerinde yapılan arama neticesinde ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece söz konusu uyuşturucu maddenin 5237 sayılı Kanun'un 297/1. maddesinde yazılı suçun ağırlaştırıcı unsuru olarak kabul edilmesi gerektiği ve anılan Kanun'un 191/1. maddesinde yer alan suçun ayrıca oluşmayacağı cihetle, sanığın 5237 sayılı 297/1-1. cümle ve 297/1-2. cümle maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 02.10.2019 tarihinde işlediği "infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma" suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2019 tarihli ve 2019/3973 Soruşturma, 2019/1096 Esas, 2019/1085 Karar sayılı iddianamesi ile Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.05.2022 tarihli ve 2019/804 Esas, 2022/219 Karar sayılı kararı ile; sanığın eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Dosya kapsamına göre; sanığın 22.10.2018 tarihinden beri hükümlü olarak bulunduğu Bozüyük Açık Ceza İnfaz Kurumunda üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesini takiben, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 44/1. maddesi delaletiyle 297/1-son maddesi uyarınca infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan kamu davası açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı TCK'nın "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde yer alan, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." şeklindeki, aynı Kanun'un 191/1. maddesinde düzenlenen, "Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindeki ve, aynı Kanun'un "İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak" başlıklı 297/1. maddesinde yer alan, "(1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, Her ne kadar, sanığın eylemi 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 297/1. maddelerinde düzenlenen suçlar kapsamında kaldığından, anılan Kanun'un 44. maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılacağı hükme bağlanmış ise de, söz konusu suçlar için Kanun'da öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının aynı olduğu, Bununla birlikte; suça konu uyuşturucu maddenin, sanığın cezaevine alınması sırasında değil de, UYAP sistemi üzerinden temin edilen cezaevi bilgilerine göre 22.10.2018 tarihinden itibaren hükümlü olarak bulunduğu sırada, görevli infaz koruma memurlarınca 02.10.2019 tarihinde sanık üzerinde yapılan arama sonucunda ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece söz konusu uyuşturucu maddenin 5237 sayılı TCK'nın 297/1. maddesinde yazılı suçun ağırlaştırıcı unsuru olarak kabul edilmesi gerektiği ve anılan Kanun'un 191/1. maddesinde yer alan suçun ayrıca oluşmayacağı anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 297/1-1. cümle ve 297/1-2. cümle maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2022 tarihli ve 2019/804 Esas, 2022/219 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.