ictihat

10. Ceza Dairesi 2023/16545 E. , 2025/1802 K.

# 10. Ceza Dairesi 2023/16545 E. , 2025/1802 K. 10. Ceza Dairesi 2023/16545 E. , 2025/1802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/531 Değişik İş SUÇ : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın kabulü YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/241 Esas, 2023/85 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararına yönelik itirazın "kabulüne" kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/13992 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92408 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92408 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/12/2015 tarihli ve 2015/2679 esas, 2015/33427 karar sayılı ilâmında yer alan, " ... 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'la değişik 191. maddesinin 8. fıkrasında, 188 veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde...28.06.2014 itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde tanımlanan "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçu nedeniyle yürütülmekte olan kovuşturma aşamasında, hakkında daha önce tedavî ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, suçu sabit görüldüğü takdirde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunlu olup, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için sanığın kabulüne de gerek bulunmamaktadır ... " şeklinde belirtildiği üzere, Sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretî yapma veya sağlama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak suçunu oluşturduğu kanaati ile hakkında daha önce tedavî ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi durumunda, sanığın kabulüne bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 16.02.2022 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2022 tarihli ve 2022/839 Soruşturma, 2022/592 Esas, 2022/130 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 26.07.2022 tarihli ve 2022/249 Esas, 2022/245 Karar sayılı kararı ile Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/241 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/241 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte herhangi bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmediği, C. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına, sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine, itirazı inceleyen mercii Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.05.2023 tarihli ve 2023/531 Değişik İş sayılı kararı ile, "sanığa CMK'nın 231. maddesi uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rızasının olup olmadığının sorulmadığı" gerekçesi ile itirazın kabulü ile Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/241 Esas, 2023/85 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının kaldırılmasına, kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191/1-2-3. maddeleri "(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." ve aynı Kanun'un 191/9. maddesinde de "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; Yargılamaya konu eylemin, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunu oluşturduğu iddiasıyla açılan kamu davasında görevli Mahkemece delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaatine varılması halinde, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan amir hüküm gereği, yine 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2-3. maddeleri doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüphelinin bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Somut olayda, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın eyleminin değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca herhangi bir tedavi ve/veya ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmediği, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının ve sanığın kabulüne bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin zorunlu olduğu, bu kapsamda, Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemenin "sanığa 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rızasının olup olmadığının sorulmadığı" şeklindeki gerekçesi yerinde değil ise de, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca herhangi bir tedavi ve/veya ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmediği için "itirazın kabulü" kararının sonuç olarak Kanun'a uygun olduğu, ancak hukuka aykırılığın giderilebilmesi için "itirazın kabulüne" ilişkin kararın gerekçe yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiş, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2023/531 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.02.2025 tarihinde karar verildi.