ictihat
12. Ceza Dairesi 2021/2388 E. , 2024/4879 K.
# 12. Ceza Dairesi 2021/2388 E. , 2024/4879 K.
12. Ceza Dairesi 2021/2388 E. , 2024/4879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/107 E., 2015/533 K.
SUÇ : Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Yargıtay 4. Ceza Dairesine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2020/16533 Esas, 2021/12170 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, eksik araştırma ve inceleme neticesinde beraat yerine mahkûmiyet kararı verildiğine, lehine olan kanun maddeleri uygulanmaksızın alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlerle de hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in, katılan ...'e ait olan çıplak fotoğrafları, Facebook üzerinden belirsiz sayıda kişinin görgüsüne sunması biçiminde sübut bulan ve iddianamede kişisel verilerin kaydedilmesi ile müstehcenlik suçu olarak nitelendirilen eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1. Onbeş yaşını doldurmuş olan mağdur çocuğun üstü açık göğüsleri görünür biçimindeki müstehcen fotoğrafı ile birlikte yarı çıplak fotoğraflarını Facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde onun rızası olmaksızın yayınlayan sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi gözetilerek, aynı Kanun'un 226. maddesinin beşinci fıkrasında tanımlanan müstehcenlik suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, eylem sadece 5237 sayılı TCK’nın 134. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilip, mağdur çocuğun yaşı ile mağdur çocuğun yayınlanan görüntülerinin özelliklerini dikkate almayan yetersiz gerekçelerle sanık hakkında görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Sanık hakkında uzlaştırma kapsamında olmayan kişisel verilerin kaydedilmesi ve müstehcenlik suçlarından dava açılmasından dolayı soruşturma evresinde uzlaştırma yoluna gidilmediği; ancak, kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu eylemin 5560 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/1-a maddesi gereğince uzlaşma kapsamında olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, üçüncü fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca SANIĞIN KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.