ictihat

8. Ceza Dairesi 2023/5007 E. , 2025/2305 K.

# 8. Ceza Dairesi 2023/5007 E. , 2025/2305 K. 8. Ceza Dairesi 2023/5007 E. , 2025/2305 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/521 D.İş ŞİKYETÇİ : Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş SUÇLAR : Mühürde sahtecilik, mühür bozma, kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında mühürde sahtecilik, mühür bozma, kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçlarından yürütülen soruşturma sonrası Çınar Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.10.2020 tarihli ve 2020/1720 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, Diyarbakır 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/521 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 309/1.maddesi uyarınca, 12.06.2022 tarihli ve 2022/692 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/88905 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderildiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli görevsizlik kararı ile dava dosyasının Dairemize gönderilmekle gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/88905 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Çınar Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/1720 soruşturma sayılı dosyasında yukarıda anılan suçlardan soruşturma yürütülmüş ise de, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 12/09/2017 tarihli ve 2016/14702 Esas, 2017/9657 Karar sayılı ilâmında yer alan, "Şüphelinin işyeri, konut veya arazideki elektrik, su, doğalgaz kullanımını gerektiren tüketim ihtiyacının ve kurulu gücün varsa tüketim föyleri de getirtilmek suretiyle tesbiti ile teknik açıdan bu tüketim ihtiyacı ve kurulu gücün gereği kullanım miktarının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi, bu miktarın sayaçtan geçirilerek kullanım halinde sayaç üzerindeki endeks ile de kıyaslanarak karşılıksız yararlanma suçunun kabulünü gerektirecek önemli bir farkın olup olmadığının, uğranılan vergili ve cezasız zarar miktarının tesbiti amacıyla keşif yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığı'nca CMK 83, 162 maddelerine istinaden Sulh Ceza Hâkimliği'nden talepte bulunulması gerektiğinden... şeklindeki, yine benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 12/04/2018 tarihli ve 2018/2565 Esas, 2018/5584 Karar sayılı ilâmında yer alan, "Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nın 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda şikâyetçi kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarının ödenmesi halinde şüpheli hakkında kamu davası açılamaz. Maddede “ ... bahsedilen zarar, vergili ve cezasız miktardır ... Bu durumda Cumhuriyet savcısı sulh ceza hâkiminden keşif yapılıp rapor alınması için talepte bulunmalı ve alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır.” Yargıtay’ımızın istikrar bulmuş içtihatları da bu yönde olup, gecikme faizi ve benzeri zararlar 168. madde kapsamında değerlendirilemez. (Y. 17. C.D.’nin 16.06.2017, 2015/18830 E. ve 2016/9113 K. sayılı kararında olduğu gibi.)...Maddeye göre, ödenmesi halinde şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmesi sonucunu doğuracak olan vergili zarar miktarı gerekirse keşifte yaptırılmak (yada yapılmak) suretiyle tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulmamıştır. Bu sebeple iddianamenin iadesi ve bu karara yönelik itirazın reddi kararları usul ve yasaya uygundur." şeklindeki açıklamalara nazaran, mahallinde keşif icra edilerek, dosya kapsamında mevcut abone kontrol formunu göre, aboneye ait sayacın tamamen yanık olduğu ve sayaca ait mühürlerinde sahte olduğu tespit edilen şüphelinin kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının belirlenmesi ve kaçak elektrik kullanıyor ise düzenlenecek bilirkişi raporu doğrultusunda normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zarar miktarı tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulması suretiyle, sonucuna göre, şüphelinin hukuki durumunun tespitinin gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanunun 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise 172. madde uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173/3. maddesi uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir. Cumhuriyet Başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddeder. 2. Belirtilen yasal düzenlemeler ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Şikayetçi kurum vekilinin tarımsal sulama abonelerinde sahte mühür tespit edildiğine dair bilgiler elde edilmesi üzerine şüphelinin aboneliği bulunan elektrik sayacında yapılan değerlendirmede aboneye ait sayacın yanık olduğu ve direk kullanım yapıldığının tespiti ile şüpheli hakkında atılı suçları işlediğinde bahisle şikayetçi olması üzerine, isnat edilen suçların yasal unsurlarının oluşmadığı ve kastının olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın Diyarbakır 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.01.2021 tarihli ve 2021/521 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak ret edildiği anlaşılmıştır. 3.Dosya kapsamındaki abone kontrol formunu göre, aboneye ait sayacın tamamen yanık olduğu ve direk kullanımı tespit edilen şüphelinin kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının belirlenmesi ve kaçak elektrik kullanıyor ise düzenlenecek bilirkişi raporu doğrultusunda normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zarar miktarı tespit edilip, şüphelinin bu miktarı şikâyetçi kuruma ödemesi halinde hakkında dava açılmayacağına dair bir bildirimde bulunulması suretiyle, sonucuna göre, şüphelinin karşılıksız yararlanma suçu yönünden hukuki durumunun tespitinin gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Diyarbakır 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.01.2021 tarihli 2021/521 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.