ictihat

8. Hukuk Dairesi 2013/5862 E. , 2013/16450 K.

# 8. Hukuk Dairesi 2013/5862 E. , 2013/16450 K. 8. Hukuk Dairesi 2013/5862 E. , 2013/16450 K. "İçtihat Metni" ..... .......ile ...'a velayeten ... aralarındaki mirasın reddinin iptali davasının yapılan yargılanmasında mahkemenin görevsizliğine dair.......Mahkemesi'nden verilen 24.09.2012 gün ve 605/314 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeninin miras bırakan ...... alacaklı olup bu alacağa ilişkin olarak mirasçıları sıfatı ile davalılara icra takipleri başlatıldığını, ancak davalıların.......Mahkemesi'nin 2011/1585 Esas sayılı dosyası ile mirasın reddi davası açtıkları gerekçesiyle takiplere itiraz ettiklerini, mirasın reddi davasına müdahale dilekçesi sunduklarını ancak mahkemece henüz bu hususta karar verilmediğini, miras bırakanın 11.08.2011 tarihinde vefat ettiğini, miras bırakanın tekeresinin aktifleriyle ve pasifleriyle mirasçılarına 06.09.2011 tarihinde intikal ettiğini, bu tarihten kısa bir süre sonra 22.09.2011 tarihinde davalıların bu gayrimenkulleri satmak suretiyle elden çıkardıklarını, terekeden çıkarılan gayrimenkullerin değerinin oldukça yüksek olup bunların terekede yer alması halinde tereke borca batık olmayacağından mirasın reddi koşullarının oluşmayacağını açıklayarak davalıların miras bırakandan kalan mirasın reddinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava açmak için öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalılar tarafından açılan mirasın reddi davasının sonuçlanmadığını, mirasın reddi davası reddedilir ise davalıların mirasçılık sıfatı davam edeceğinden davacıların bu davayı açmalarında hukuki yararları kalmayacağını, bu nedenle .... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1585 Esas sayılı dosyanın sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davalıların miras bırakanın borçlarını ödemek maksatlı iki adet gayrimenkulü üzerine alıp sattıklarını ve miras bırakanın borçlarını ödediklerini ancak miras bırakanın birçok yere borcu olduğunu öğrenince mirası reddetmek zorunda kaldıklarını, alacaklılardan mal kaçırma veya zarara uğratma niyetlerinden söz edilemeyeceğini belirterek ..... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1585 Esas sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, dava sonuçlandıktan sonra davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. ....... Mahkemece mirasın reddinin iptali talepli davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi kapsamına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiştir. Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 617.maddesine dayalı, mirasın reddinin iptaline yöneliktir. Mal varlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler (TMK m. 617/1) Kanunda özel hüküm bulunmadığı ve Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini açıklayan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesinde gösterilen davaların dışındaki her dava Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Mirasın reddinin iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Öyle ise, işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24.30 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ........