ictihat

7. Hukuk Dairesi 2023/3215 E. , 2024/3837 K.

# 7. Hukuk Dairesi 2023/3215 E. , 2024/3837 K. 7. Hukuk Dairesi 2023/3215 E. , 2024/3837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1471 E., 2023/741 K. DAVA TARİHİ : 07.09.2015 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/360 E., 2018/551 K. Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın husumet nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Maliye Hâzinesi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Maliye Hâzinesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakan ...'in baba bir kardeşi ...'in çocukları olduklarını, müvekkillerinin nüfus kaydında ...'in gayri sahih çocukları olarak kayıtlı olduklarını ve buna ilişkin soybağının kurulması için dava açtıklarını, ancak bu hususlara dikkat edilmeden alınan mirasbırakan ...'e ait İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 08.07.2014 tarih ve 2010/372 Esas, 2014/497 Karar sayılı mirasçılık belgesinin, babalık davasının sonuçlanması ile davacıların mirasbırakanın yeğenleri olarak mirasçı sıfatı kazanacakları nedeniyle hatalı olduğunu ileri sürerek İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 08.07.2014 tarih ve 2010/372 Esas, 2014/497 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davada müvekkilime husumet yöneltilemeyeceğini, davalının iptali istenen mirasçılık belgesinde hak sahibi gösterilmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2. Birleştirilen davada davalı Maliye Hâzinesi vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin davaya bakmakla görevsiz olduğunu, davanın süreden ve husumetten reddinin gerektiğini, davanın esasına girilecekse de iddiaların kanıtlanamadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı ... hakkında açılan davanın husumetten reddine, birleştirilen davada davalı Hazine aleyhine açılan davanın kabulü ile İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2010/372 Esas, 2014/497 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesinin verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma karşı süresi içinde davalı Maliye Hâzinesi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Maliye Hâzinesi vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporlarına olan itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkili lehine kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı Maliye Hâzinesi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma karşı süresi içinde davalı Maliye Hâzinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Maliye Hâzinesi vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 598 inci maddesi şöyledir; "Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufa bulumdan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır. " 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598 inci maddesinde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksı ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakan ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. 4722 sayılı Kanun madde 17 uyarınca, miras hükümleri, mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlenir. 3. Bu tür davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir. Resen araştırma prensibi egemen olan bu tür davalarda davacı taraf sadece miras bırakanın öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Nüfus aile kayıtlarını getirterek miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve tüm mirasçıların miras paylarını belirlemek ise hakimin görevidir. Mirasçıların ve paylarının belirlenebilmesi için gider yapılması gerektiğinde bu giderlerin davacı tarafça karşılanması gerektiği kuşkusuzdur. 4. Mirasçılık belgesinin iptali davalarında ise, mirasçılar arasında zorunlu arkadaşlık bulunmaktadır. Dava sonucunda verilecek hükümle hukuksal durumları etkilenebileceğinden bu tür davalarda iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişiler ile, ölmüşlerse bunların mirasçılarının davada taraf olmaları zorunludur. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden incelenmesi gerekir. Mirasçılık belgesinin iptali davalarında da davacı taraf miras bırakanın mirasçısı olduğunu, iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmediğini ve pay verilmediğini veya mirasçı gösterilmesine rağmen mirastan kendisine olması gerekenden daha az pay verildiğini, bu nedenle önceki günlü mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bu tür davalarda da miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve mirasçıların miras paylarını belirlemek hakimin görevidir ve re'sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Maliye Hâzinesi vekilince aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/372 Esas, 2024/497 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptalinde ve yeni mirasçıların tespitinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak İlk Derece Mahkemesince mirasçı olarak tespit edilen ve kendisine miras payı verilmesine karar verilen mirasbırakanın baba bir kardeşi ...'in güncel nüfus kaydı üzerinden yapılan incelemede 03.11.1964 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Mirasbırakan ... ise 25.12.2009 tarihinde ölmüş olup, ...'in, mirasbırakandan önce ölmesi nedeniyle mirasbırakana mirasçı olamayacağından kendisine miras payı verilmesi doğru görülmemiştir. Miras paylarının dağıtılması sırasında bu durumun gözetilmesi gerekirken, hatalı olarak karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, îlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.