ictihat
1. Ceza Dairesi 2022/1783 E. , 2024/924 K.
# 1. Ceza Dairesi 2022/1783 E. , 2024/924 K.
1. Ceza Dairesi 2022/1783 E. , 2024/924 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca ilk derece mahkemesince verilen "mahkûmiyet" kararları, istinaf mercii tarafından "beraat" kararları verilerek hüküm türü değiştirildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2018 tarihli ve 2017/467 Esas, 2018/505 Karar sayılı kararları ile; sanıklar hakkında maktulü intihara teşvik etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 84 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2019/365 Esas, 2019/896 Karar sayılı kararları ile; sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıklar hakkında başkasını intihara yönlendirme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine ve haklarında yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına hükmedilmesi suretiyle katılanlar vekilinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların intihara yönlendirme sözlerini kasten söylediklerine, istinaf kararının hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların 08.03.2016 tarihinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde intihar girişiminde bulunan ancak polis memuru tanık A.A. tarafından intihar teşebbüsünden vazgeçmesi konusunda ikna edilmek üzere olan maktule bulundukları araçtan ''atla ulan, o... çocuğu'' şeklinde sözler sarf ettikleri ve maktulün bunun üzerine ''atla he'' şeklinde söz sarf edip kendisini köprüden aşağı attığı ve denize çarparak öldüğü, sanıkların bu suretle intihara teşvik suçunu işledikleri toplanan deliller neticesinde sübuta erdiğinden ayrı ayrı eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince mahkûmiyetlerine karar verildiği belirtilmiştir.
2. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, kolluk tutanakları, otopsi tutanağı, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların olay tarihinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde intihar etmek isteyen ancak polis memuru tanık A.A. tarafından intihardan vazgeçmesi konusunda ikna edilmek üzere olan maktule köprü üzerinde seyir halindeki araçtan seslenerek ''atla ulan o... çocuğu'' şeklinde sözler söyledikleri ve maktulün duyduğu bu sözler üzerine ''atla he'' şeklinde söz söyleyip kendini köprüden aşağıya attığı ve denize
çarparak vefat ettiği olayda, köprü üzerinde seyir halindeki araçta bulunan sanıkların uzaktan seslenerek fevren söyledikleri ''atla ulan o... çocuğu'' şeklindeki sözlerin maktulde oluşan intihar iradesini etkileyip kuvvetlendirecek nitelik ve derecede olmadığı ve bu suretle özel kasıtla işlenen intihara yönlendirme suçunun unsurları oluşmadığından, sanıkların atılı suçtan beraatlerine karar verildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıkların 08.03.2016 tarihinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsünde intihar girişiminde bulunan ancak polis memuru tanık A.A. tarafından intihar teşebbüsünden vazgeçmesi konusunda ikna edilmek üzere olan maktule bulundukları araçtan ''atla ulan, o... çocuğu'' şeklinde sözler sarf ettikleri ve maktulün bunun üzerine ''atla he'' şeklinde söz sarf edip kendisini köprüden aşağı attığı ve denize çarparak öldüğü, maktulün dış etkenlerden bağımsız olarak intihar kararını verdiği, bu kararının, sanıklarca sarfedildiği sabit olan "atla ulan o... çocuğu" şeklindeki sözler nedeniyle kuvvetlendirildiği ve bu sözleri duyup "atla he" diyerek köprüden atlayarak yaşamına son verdiği olayda, sanıkların sübut bulan intihara yönlendirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyetlerine dair ilk derece mahkemesi hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
2. Kabule göre göre de; 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, Bölge Adliye Mahkemesinin "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup bölge adliye mahkemesi tarafından “delil değerlendirmesi yapılması suretiyle” karar verilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra, yerel mahkemenin aksine uygulama yapılmasına karar verilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk hükümlerin kaldırılarak yeniden hükümler kurulması yerine, yazılı biçimde duruşma açılmadan delil değerlendirilmesi yapılmak suretiyle sanıklar hakkında beraat hükümleri kurularak istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında (1) ve (2) nolu paragraflarda açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2019/365 Esas, 2019/896 Karar sayılı kararlarının sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmesi ve duruşma açılması gerektiği yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 43. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sanıkların maktulü intihara yönlendirme suçlarından beraatlerine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 84 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına dair kararına katılmamaktayım.
Maktul intihar kararını önceden vermiş, kararının icrası kapsamında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü korkuluğuna çıkmıştır.
Maktulün intihar etme kararı var olduğu için önceden hiçbir tanışıklıkları olmayan sanıkların köprü üzerinde araçlarıyla seyahat ederken trafiğin ağırlaşması üzerine anlık bir sinir ile; "Atla ulan o... çocuğu" sözleri intihara yönelme suçu olarak nitelendirilemez.
Maktulün hiç tanımadığı sanıkların sözlerinin maktulün kararında etkisi olmayacak dolayısıyla zaten maktulde var olan intihar düşüncesine olumlu ya da olumsuz anlamda etkisi olmayacaktır. Bu sözleri maktulün kararına etki edebilecek yakın arkadaş veya akrabaları söyleseydi o zaman suç oluşacaktır.
Maktulü intihar kararından vazgeçirmek için polis memuru tarafından ... süre çaba gösterilmiş olmasına rağmen daha önceden aldığı intihar kararında ısrar eden maktul intihar ederek yaşamına son vermiştir. Sanıkların sözlerinin maktulün kararına etkisi yoktur.
Açıklanan nedenlerle temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesinin sanıkların atılı suçtan beraatlerine dair kararının onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım.