ictihat

7. Ceza Dairesi 2023/10613 E. , 2025/4825 K.

# 7. Ceza Dairesi 2023/10613 E. , 2025/4825 K. 7. Ceza Dairesi 2023/10613 E. , 2025/4825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/1023 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Kabahatli ... hakkında, Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü Kadıköy Askerlik Şubesi Başkanlığınca, 18.06.2021 tarihli ve 2021-665 sayılı idari yaptırım karar tutanağı ile yoklama kaçağı kalmak suretiyle 7179 sayılı Askeralma Kanunu'na muhalefet kabahatinden, 5.205,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.11.2021 tarihli ve 2021/3739 D.İş sayılı kararı ile Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü Kadıköy Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.06.2021 tarihli ve 2021-651 sayılı idari yaptırım karar tutanağı ile uygulanan 10.015,00 Türk lirası idari para cezasına ilişkin inceleme yapılarak başvurunun reddine karar verildiği, kabahatli vekilinin bu karara itirazı üzerine de İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.01.2022 tarihli ve 2022/1023 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 94660652-105-34-9650-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40872 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40872 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Kabahatlinin başvurusunda özetle, kendisi hakkında 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca, 10/02/2017-18/03/2021 tarihleri arasında yoklama kaçağı olduğundan bahisle 10/06/2021 tarihli, 2021-651 sayılı ve 10.015,00 Türk lirası bedelli idari para cezası düzenlenmesini takiben, anılan kurum tarafından sistemden kaynaklanan sorun nedeniyle söz konusu tutanağın yanlış düzenlendiği belirtilerek kendisi hakkında bu kez 30/01/2019-18/03/2021 tarihleri arasında yoklama kaçağı olduğundan bahisle 18/06/2021 tarihli ve 2021-665 sayılı idari yaptırım karar tutanağı ile uygulanan 5.205,00 Türk lirasına idari para cezasının iptali istemi ile başvuruda bulunması üzerine, mahkemesince 18/06/2021 tarihli ve 2021-665 sayılı idari yaptırım karar tutanağı ile uygulanan 5.205,00 Türk lirasına idari para cezasına ilişkin inceleme yapılarak bir karar verilmesi yerine 10/06/2021 tarihli ve 2021-651 sayılı idari yaptırım karar tutanağı incelenerek yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Kabule göre de; Kabahatlinin yoklama kaçağı fiiline ilişkin olarak kabahat tarihlerinde 1111 sayılı (mülga) Askerlik Kanunu’nun 89. maddesinde yer alan, " (Değişik: 31/3/2011-6217/3 md.)... Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın; a) Yoklama kaçaklarından birlikte (…) yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden, b) Saklılardan yaşıtlarının yurt genelinde normal sevk yılı içindeki son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden, c) Bakaya kalanlar için, bakaya kaldıkları tarihten, d) İhtiyat erattan çağrılıp da birlikte işleme tabi olduğu kişiler gönderilmiş bulunanlar için, en son gönderilme tarihinden, e) Yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına katılmayan veya geç katılanlar için, kendilerine tanınan kanuni yol süresinin Bitiminden, itibaren dört ay içinde gelenler ikiyüzelli, yakalananlar bin; dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler beşyüz, yakalananlar ikibin; bir yıldan sonra gelenler yediyüzelli, yakalananlar üçbin Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılır. Bir yıldan sonra tamamlanan her takvim yılı için kendiliğinden gelenler ayrıca bin, yakalananlar ayrıca ikibin Türk Lirası idarî para cezası ile cezalandırılır. Ancak, bu eylemlerinden sonra askerlik şubesince ilk sevk edildikleri kıtalara gecikmeksizin katılmaları halinde haklarında verilecek idarî para cezalarının yarısı verilir..." şeklindeki düzenlemenin yürürlükte olduğu, Kabahatlinin atılı eylemine ilişkin olarak 26/06/2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 1111 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun "Yoklama kaçağı, saklı ve bakayalara verilecek cezalar" başlıklı 24. maddesinin ise, "(1) Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın; a) Yoklama kaçakları ve saklılar için, yoklama kaçağı kaldıkları tarihten, b) Bakayalar için, bakaya kaldıkları tarihten, c) Geç iltihak bakayaları için, kendilerine tanınan yol süresinin bitiminden, ç) Yedeklerden çağrılanlar için, birlikte işleme tabi olanların en son gönderilme tarihinden, itibaren kaçak kaldıkları gün süresi kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bunlardan kendiliğinden gelenler her gün karşılığı 5 Türk lirası, yakalananlar ise her gün karşılığı 10 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılır. Bu fıkra kapsamında belirlenen idari para cezalarının yeniden değerlendirmesinde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrası, bir Türk lirasının küsuru dikkate alınarak uygulanır. İdari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. (2) Yapılan muayenelerinde askerliğe elverişli olmadıkları anlaşılanlar, askerlikten muafiyet hakkı olanlar ile bu Kanunda belirtilen nedenlerle erteleme hakkı olduğu hâlde süresi içerisinde işlem yaptırmayanlara erteleme sürelerine denk gelen günler için idari para cezası uygulanmaz..." şeklinde olduğu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 5. maddesindeki “26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatlar bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatlar karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir.” ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, idari yaptırım kararının 18/06/2021 tarihinde düzenlendiği nazara alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesi gereğince lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu bağlamda kabahatli hakkında 1111 sayılı (mülga) Askerlik Kanunu ile 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun ilgili hükümlerinden verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı istem yönünden; Kabahatli hakkında 30.01.2019-18.03.2021 tarihleri arasında yoklama kaçağı kalmak fiilinden dolayı idari yaptırım kararı uygulandığı, yoklama kaçağı kalmak fiilinin mütemadi nitelikte bir fiil olduğu, dolayısıyla fiilin gerçekleştirilmesiyle işlenmeye başlanan kabahatin, kesintinin gerçekleştiği (temadinin sona erdiği) tarihte işlenmiş kabul edilmesi ve dolayısıyla o anda yürürlükte bulunan Kanun'un uygulanması gerektiği, anılan idari yaptırım karar tutanağı incelendiğinde kesintinin gerçekleştiği 18.03.2021 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 7179 sayılı Askeralma Kanunu'na göre uygulama yapıldığı ve idari para cezası miktarının belirlendiği anlaşılmakla, (2) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiş ve reddine karar vermek gerekmiştir. B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı istem yönünden; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki 1 numaralı istem yönünden talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (2) Numaralı İstem Yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (2) numaralı istemdeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. Kanun Yararına Bozma İhbarnamesindeki (1) Numaralı İstem Yönünden; 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı istem yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, 2.İstanbul Anadolu 7.Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.01.2022 tarihli ve 2022/1023 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4- (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.