ictihat
4. Ceza Dairesi 2022/13336 E. , 2025/6573 K.
# 4. Ceza Dairesi 2022/13336 E. , 2025/6573 K.
4. Ceza Dairesi 2022/13336 E. , 2025/6573 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/808 E., 2021/1789 K.
SUÇLAR : Hakaret, Cumhurbaşkanına hakaret
SUÇ TARİHLERİ: 19.06.2019, 30.06.2019, 02.07.2019
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik istinaf başvurusunun reddi kararının itiraz yoluna tabii olduğu belirlenmiştir.
Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ve Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince; hakaret suçu yönünden istinaf başvurusunun reddine, Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, ikinci oturumda müdafii atanmasını isteyecek olmasına karşın yokluğunda hüküm verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, paylaşımlarının yalnızca facebook arkadaşlarına açık olup aleniyet unsurunu sağlamadığına, sözlerinin katılanın siyasi parti genel başkanı kimliğine yönelik olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayin edilmesine ilişkin gerekçenin yetersiz olduğuna, siyasetçilere yönelik eleştiri sınırının daha geniş olması dolayısıyla eyleminin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Cezaevinde olmayan ve sorgusu yapılmış olan sanık ara vermeyi izleyen oturuma gelmemiş ise de 5271 sayılı Kanun'un 194/2. maddesi uyarınca davanın yokluğunda bitirilebileceği belirlenmiş, ayrıca 09.07.2020 tarihli oturumda sanığa müdafi seçme hakkının hatırlatıldığı ancak sanığın müdafiin hukuki yardımından faydalanmak istemediğini beyan ettiği, bu suretle Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
Davaya konu gönderilerin "herkese açık" şekilde paylaşıldığı belirlenmekle aleniyet ögesinin gerçekleştiği anlaşılmış, ayrıca sözlerin anlamı ve söylenme amacı bir bütün halinde değerlendirildiğinde eleştiri boyutunu aştığı ve sövmek suretiyle muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte bulunduğu belirlenmiş ve alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayinine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Cumhurbaşkanına hakaret ile hakaret suçunun işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 299. ve 125. maddelerinin ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2021/4 Esas, 2022/512 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, aynı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren aynı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi karşısında; bu hususun sanık hakkında aynı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları açıklandığı takdirde gözetilebileceği belirlenmiştir.
Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. İstinaf Başvurusunun Reddi Hükmüne Yönelik
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik Bölge adliye mahkemesince, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca reddine dair kararının aynı maddenin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 276. ve 279. maddeleri gereğince dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. CezaDairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.04.2025 tarihinde karar verildi.