ictihat

7. Ceza Dairesi 2023/3102 E. , 2025/1332 K.

# 7. Ceza Dairesi 2023/3102 E. , 2025/1332 K. 7. Ceza Dairesi 2023/3102 E. , 2025/1332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/362 E., 2022/278 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yerel Mahkemenin ilk kararı ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına hükmedildiği, hükmün temyizi üzerine araç hakkındaki kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2019/4365 Esas, 2021/1009 Karar sayılı ilâmıyla onanmasına karar verildiği cihetle, sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozulması üzerine yapılan yargılama sonrasında araç hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Suç teşkil eden kaçak eşyanın tümü itibarıyla ticari miktar ve mahiyette olduğuna, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin kaçak cep telefonu yönüyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/1. maddesi kapsamında, kaçak sigara yönüyle 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca ise sanığın eyleminin kül halinde 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 1. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/1, 3/10 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, 2. Irak'tan Türkiye'ye giriş yapmak üzere Habur İkinci Hudut Bölük Komutanlığı arama noktasına gelen sanığın sevk ve idaresindeki araçta gümrük sahasına girilmeden yapılan arama sonucu 25 adet kaçak cep telefonu ele geçirildikten sonra aynı araçta gümrük sahasında yapılan arama sonucu 4 karton kaçak sigara ile 230 adet kaçak cep telefonu ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; Gümrük sahası dışında ele geçirilen 25 adet kaçak cep telefonu suç teşkil etmediğinden gümrük sahasında ele geçirilen 4 karton kaçak sigara ile 230 adet kaçak cep telefonuna yönelik yeniden kaçak eşyaya mahsus tespit varakası temin edilip sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 3/23 ve 5/2. maddeleri değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken 175 adet kaçak cep telefonuna yönelik düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası hükme esas alınarak sanığın cezasında 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca hafif değer indirimi yapılması ve bu değer üzerinden etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması, 3. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa suç teşkil eden 4 karton sigara ile 230 adet kaçak cep telefonunun gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının Devlet Hazinesine ödendiği takdirde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken, 175 kaçak cep telefonunun gümrüklenmiş değerinin iki katı bildirilip 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 21.01.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E Irak'tan Türkiye'ye giriş yapmak üzere, Irak ülke sınırları içinde bulunan Habur İkinci Hudut Bölük Komutanlığı tampon bölgesindeki arama noktasına gelen sanığın sevk ve idaresindeki araç duradurularak yapılan arama sonucunda, 4 karton kaçak sigara ile 255 adet kaçak cep telefonunun ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; Sanığın gümrük sahasına girmeden kullandığı araçta yapılan arama neticesinde suça konu kaçak eşyaların ele geçirilmesi karşısında, henüz Irak ülke sınırları içinde bulunan ve gümrük sahasına gelmeden daha sanığa beyanda bulunma imkanının tanınmaması nedeniyle suçun icra hareketleri gerçekleşmediği gibi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 9/1. maddesi gereğince kaçakçılık suçları ile ilgili yapılacak aramanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca yapılacağı, 5607 sayılı Kanun'un 9/2. maddesine göre de gümrük görevlilerinin arama yapma yetkisinin gümrük salonları ve gümrük kapıları ile sınırlı olduğu, gümrük sahası dışında ve Türkiye sınırları dışında bulunan sanığın aracında gümrük görevlileri tarafından yapılmış olan arama hukuka aykırı olup ele geçen delillerin yasak delil niteliğinde olduğu, eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı anlaşılmakla, kanunî unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilen hükmün subutunun kabulü yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 21.01.2025